• Rehberlik çocuğun elinden tutup yürütmek, bütün ihtiyaçlarını karşılamak değildir.
  • Rehberlik öğrenciyi korumak, her sıkıntıdan kurtarmak, problemlerini çözmek için doğrudan yardım yapma değildir.
  • Rehberlik öğrenciye öğüt vermek, telkinde bulunmak, tavsiye yapmak değildir.
  • Rehberlik öğrencilere test uygulamak, anket yapmak, fiş doldurmak dosya tutmak gibi rutin işler değildir.
  • Rehberlik okulda disiplini sağlama, öğrencileri tehdit etme, kontrol altında bulundurma, onları yargılama işi değildir.
  • Rehberlik idarenin istek ve arzularını öğrencilere empoze etmek, öğrenci ile okul idaresi arasında aracılık etmek işi değildir.
  • Rehberlik öğrencilerin devamsızlıklarını incelemek, karne yazmak sekreterlik yapmak değildir.
  • Rehberlik öğrenciyle ahbaplık etmek, sohbet yapmak, dertleşmek değildir.
  • Rehberlik bilgi vermek, ikna etmek inandırarak ve önderlik ederek çocukların davranışlarını etkilemek değildir.

Psikolojik danışma, “normal” tabir edilen kişilerin günlük hayatta karşılaştıkları uyum sorunlarıyla baş etmelerine yardım ederken psikoterapi, kişilik bozulmalarına yol açmış kaygı ve nörotik davranışların hâkim olduğu "normal dışı" kişilik sorunları ile uğraşır. Psikolojik danışma, genellikle bir okul, endüstri veya sosyal hizmet veren bir kurum ortamı içinde, kişilerin "normal" sayılacak sorunlarında kişiye yardım için uğraşır. Psikoterapi ise, genellikle bir klinik ortamında ve "normal dışı" olarak görülen kişilik sorunlarına yardıma çalışır.

Üniversitelerin Tıp Fakültesi bölümlerinden mezun olan, Kişilik bozukluklarına yol açmış, kökleşmiş, ağırlaşmış ve bilinçaltına inmiş problemlerin çözümüyle uğrasan kişilerdir. Psikoterapistler; altı yıllık tıp eğitiminden sonra üç yıllık uzmanlık eğitimi almış kişiler ve patolojik psikolojide en az üç yıllık doktora eğitimi yapmış ve ruh sağlığı hastanelerinde bir yıl kadar bir uygulamalı eğitim görmüş kişilerdir. Nevrotik ve psikotik gibi ciddi davranım bozukluklarının teşhisi ve tedavisiyle uğraşırlar ve bunların uğraştıkları kişiler hasta kişilerdir. İlaç tedavisine başvurabilirler.

Üniversitelerin Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji bölümlerinden mezun olan ve dört yıllık lisans eğitimi alan kimselerdir. Psikoloji mezunlarının istihdam alanları konusunda önceliği daha çok özel ofislerdir. Bununla beraber hastaneler, adliyeler ve eğitim kurumları da psikoloji mezunlarının çalışabileceği alanlardır. Psikoterapi yaparlar. Bireylere test, envanter gibi psikolojik ölçme araçları uygularlar. İlaç tedavisine başvuramazlar. Yönlendirme yaparlar.

Psikolojik danışman, üniversitelerin Eğitim Fakültesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, bölümlerinden mezun olan ve dört yıllık lisans eğitimi alan kimselerdir. Genellikle okul ortamında çocuk ve ergenlerin, eğitim, öğrenme ve gelişim sorunlarıyla uğrasan yardım mesleğidir. Bölüm mezunlarına Psikolojik Danışman veya Rehber Öğretmen unvanı verilir.

Psikolojik danışmanların, hizmet verdiği kimseler hasta kimseler değildir. Bunlara danışan denir. Psikolojik danışmanlar, okulda ve hayatta başarısız ve uyum güçlüğü gösteren öğrencilerle ve onların aileleriyle görüşür, bireysel ve grup danışmaları yapar, testler uygular ve sorunların kaynağını ortaya çıkarmaya çalışır. Birey ve öğrencilerin, kişilik, yetenek ve ilgilerine uygun programlara yönelmelerine yardımcı olur.

Psikolojik danışma süreci danışan ile danışman arasında bireysel ya da grup şeklinde yapılan ve belli ilkeler ışığında seyreden bir süreçtir. Danışman, danışanı ilk ilke olarak olduğu gibi kabul eder ve ona her koşulda saygı duyar. Bu ilke ışığında bireyin genel görünüşü, öğrenim düzeyi, yaşı, cinsiyeti, probleminin türü, sosyo-ekonomik düzeyi gibi kişisel nitelikler yönünden herhangi bir önyargıya kapılmaksızın, yargılayıcı bir tutuma girmeksizin danışanı olduğu gibi kabul etmesi ve bu duygularını danışana iletebilmesidir.

Danışmanlık sürecinde diğer önemli bir ilke ise empatik anlayıştır. Terapist, danışma sürecinde, danışanın o anda içinde bulunduğu duruma, danışanın gözüyle bakabilmesini sağlayan bir tekniktir. Terapist kendini danışanın yerine koyarak, onun ne gibi duygular içinde olduğunu hissetmeye ve anlamaya çalışarak durumun ondaki izleniminin etkilerini görmeye çalışır.

Saydamlık ilkesi ise, danışma sürecinde terapistin, bireyin duygu ve düşüncelerini olduğu gibi ifade edebilmesi, olduğu gibi görünebilmesi, ideal şekli ile cam gibi “saydam” olabilmesidir.

Kimlere hizmet eder:

  • Kendini daha iyi tanımak isteyen bireyler,
  • Arkadaşları ve ailesi ile olan ilişkilerini düzeltmek ya da geliştirmek isteyenler,
  • Utangaçlık ile başa çıkmak isteyenler,
  • Girişkenlik konusunda problemi olan öğrenciler,
  • Stres ve kaygı ile baş etmek isteyenler,
  • Duygularını etkili şekilde ifade etmek isteyen veya bu konuda problemleri olan bireyler,
  • Verimli ders çalışma konusunda problemleri olan öğrenciler, içindir.

Psikolojik danışmaya başvuran kişiler zayıf karakterli değil, gerçekte yaşamlarından ve kendilerinden sorumlu olduğunun farkında ve var olan problemleri, yaşadıkları zorlukları çözmek için ilk adımı atmış kişilerdir.

Psikolojik danışma bir anda olup biten bir durum değil, başlangıcı, gelişmesi ve sonu olan bir süreçtir. Bir problem ile yardım istemeye gelen bireylerin bu problemi, belli bir zaman içinde oluşup geliştiğinden, bu sorunun uygun bir biçimde ele alınıp üstesinden gelinmesi de belli bir zamanı gerektirmektedir.

Psikolojik danışma, kişinin kendini anlaması, farkındalık kazanması, problemlerini tanımlaması ve çözüm yolları üretmesi, kararlar alması, kapasitesini geliştirmesi, çevresiyle uyumlu ve sağlıklı bir iletişim halinde olması ve kendini geliştirmesi için uzman kişilerce verilen profesyonel yardım sürecidir.

Psikolojik danışma, problemi olan bir “danışan” ile “danışman” arasında, danışanın çevresi ile daha etkili davranışlar geliştirmesini sağlayıcı yönde, uyarıcı bir bilgilendirme, tutum ve davranışları ile gerçekleştirilen ve danışanın kendisini daha iyi hissetmesi ve kişisel doyum sağlayacak şekilde davranması amacına yönelik, karşılıklı bir etkileşim süreci olarak tanımlanabilir.

Psikolojik danışma, danışan ile danışman arasındaki karşılıklı etkileşime dayanır. Psikolojik danışma kişinin problemle baş etmesinde, farkındalık kazanmasında, belli konularda tercihler yapmasında, karar vermesinde ve plan oluşturmasında kişiye yardımı hedef alan bir süreçtir. Kişinin toplumsallaşma sürecinde; aile, akran grupları, sosyal yaşam, eğitim hayatı, kritik gelişim dönemleri ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan temel sorunlar hakkında bireye danışmanlık hizmeti verir.

Rehberlik ise, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesi ve tatminkâr uyumlar sağlamasında gerekli olan seçmeleri (tercihleri), yorumları, plânlan yapmasına ve kararları vermesine yarayacak bilgi ve becerileri kazanması ve ulaştığı bu seçme ve kararları uygulaması için kişiye yapılan sistemli ve profesyonel (uzmansal) yardımdır. Danışmanla danışan arasında cereyan eden bu yardım oluşumu, esasta, karşılıklı görüşmeler yolu ile cereyan eder. İki kişi arasında karşılıklı etkileşim yolu ile cereyan eden psikolojik bir yardım ilişkisidir.

  • Rehberlik öğrencinin kendisine yardım etmesi ağırlıklı çalışmalardır.
  • Rehberlik öğrencinin kendisini tanıması ortaya koyması, kendi kararlarını kendisi vermesi, kendi hayatını kendisi yönlendirmesi ve sonuçlarında sorumlu olması işidir.
  • Rehberlik isteklilik ve gönüllülüğe dayalı bir yardımdır.
  • Rehberlikte öğrenci hakkında hazırlanan test, anket, bilgi toplama amaç değil, öğrencilere yardımcı olmak için kullanılan araçtır.
  • Rehberlikte danışan öğrencilerin özellikleri ne olursa olsun, hasta olarak algılanmaz ve özelliklerine kişiliklerine saygı duyularak yürütülen çalışmalardır.
  • Rehberlikte ilişkiler tek yönlü olmayıp, rehber ile öğrencinin karşılıklı saygı, hak, sorumluluk işbirliğine dayalı bir etkileşim ilişkisidir.
  • Rehberlikte öğrenci hakkında edinilen bilgiler açık yakalama, tehdit etme baskı aracı olarak kullanılmayıp gizli ve özel her türlü bilgiler onun en verimli gelişimi için kullanılır ve gizli tutulur.
  • Rehberlik öğrencinin karşılaştığı veya ileride karşılaşacağı problemler için öngörü kazandırmak, problemlere hazır hale getirmek, çözüm için beceri ve anlayış oluşturmaktır.
  • Rehberlik bireyin benlik ve kişilik gelişimine yardımcı olmaktır.
  • Rehberlik disiplin işi değildir. Yalnız öğrencilere her türlü uyumları için, program ve birlikte yaşama, bilmeden hatalara düşmemeye yönelik kurallar hakkında bilgi verilebilir.
  • Rehberlik öğrencilerin her türlü eğitimi ve gelişimi için uygun ortam yaratmaktır.
  • Rehberlik sadece sorunlu olan öğrencilerin problemlerinin çözümüne yardımcı olma, onlara bir takım hizmetler sunmayla sınırlı değildir. Önleyici, yönlendirici, uyum sağlayıcı, geliştirici, bütünleştirici, aydınlatıcı fonksiyonlarıyla diğer öğrencilere de hitap etmektedir.
  • Rehberlik sadece psikolojik danışma değildir, rehberlik aynı zamanda bir kişilik hizmetleri topluluğu olarak sağlık, sosyal kültürel v.b hizmetleri de içermektedir.